Nişantaşı Üniversitesi’nde lojistik sektörü ve öğrencileri buluştu. Alışan Lojistik Genel Müdürü Cem Kumuk, Nişantaşı Üniversitesi Sadabad Kampüsü’nde Lojistik Bölümü öğrencileriyle buluştu…



Müstakil Sanayiciler ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi, Lojistik Sektörü Kurulu Toplantısını Anadolu Jet Bölgesel Uçuşlar Başkanı İbrahim Doğanın katılımıyla gerçekleştirdi.
MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Mustafa Gürses, MÜSİAD içinde en önem verdiğimiz sektörlerden birisi de lojistik sektörü. Bursada Yenişehir Alanının daha aktif hale gelmesi ve dünyanın her noktasına buradan ulaşabilmek istiyoruz. Bunun için biz MÜSİAD Bursa Şubesi iş adamları olarak elimizi taşın altına sokmaya hazırız dedi.
Bursanın Türkiyenin ihracat merkezi konumunda olduğunu ifade eden Gürses, Artık yolcu uçağı kadar kargo uçaklarının da Yenişehir Hava Alanına inmesini istiyoruz. Yenişehir Hava Alanının soğuk hava depolarıyla, büyükşehirlere yakınlığıyla önemli bir potansiyel barındırıyor diye konuştu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Haldun Yavaş, “Bugün raporunu açıklayacağımız Hazar Transit Koridoru öncelikle Türkiye’ye yeni ihracat pazarları ve taşımacılık gelirleri kazandıracak bir potansiyele sahip. Bunun yanında Çin ve Avrupa Birliği arasındaki ticaretten ve buradaki taşımalardan pay alma imkanı sunuyor. Dolaylı olarak da Rusya krizinin olumsuzluklarına cevap verebiliyor” dedi.
Toplantıda raporun metadolojisini anlatan raporun yazarlarından Seray Özkan, “Bu rapor Ankara, Tiflis, Bakü, Astana’da yapılan saha çalışmaları, çalıştaylar ve yüz yüze görüşmeler sonrasında ulaşılan verilerle oluşturuldu. Bu verilerin ışığında alternatif taşımacılık rotaları, lojistik ve taşımacılık sektörünün bölgesel sorunları ve çözüm önerilerini inceledik. Bu raporun ikinci fazında ise rapora Çin, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Afganistan ve Hindistan da dahil edilecek” dedi.
Hazar Transit Koridoru Üzerindeki Ülkelere 8,5 Milyar Dolarlık İhracat Yapıyoruz
Raporun çıkardığı bulguları raporun bir diğer yazarı olan Doç. Dr. Zafer Acar anlattı. Hazar Transit Raporu’na göre 2014 yılında Türkiye’nin Hazar Transit Koridoru üzerinde yer alan Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan’a olan toplam ihracatı 8,5 milyar dolar. Azerbaycan, Gürcistan ve Türkmenistan’a olan ihracat bu rakamın yüzde 75’ini oluşturuyor. Türkiye’nin bu ülkelerden olan ithalatı ise 3,23 milyar dolar. Bunun yüzde 38’i de Kazakistan’dan gerçekleşiyor.
Türkiye İçin Yeni Pazar Fırsatı
Bu ülkeler Türkiye’nin Rusya ile sıkıntı yaşanan ticaretine çözüm olabilir. Doç. Dr. Zafer Acar, “Türkiye’nin Rusya ile sorun yaşadığı yaş meyve sebze ithalatı yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde. Rusya ile geriye kalan ihracatı yan sanayi ağırlıklı. Bu konuda da Rusya yaptırımda bulunmuyor. Rusya’nın satın almadığı yaş meyve sebzeler Hazar Transit Koridoru üzerinden bu ülkelere satılabilir. Bu anlamda Hazar Transit Koridoru Türkiye’ye yeni pazarlar da kazandırabilir. Üstelik Rusya’ya dolu gidip Rusya’dan boş dönen Türk tırlarının lojistik maliyeti yüksek oluyordu. Oysa Kazakistan’a Türk tırları dolu gidip dolu dönebilir. Türk tırları Kazakistan’daki tahılı, petrol ürünlerini ya da Çin mallarını taşıyabilir ve taşıma maliyetleri daha da aşağı çekilir” dedi. Nitekim Çin ve Kazakistan, Çin’i Avrupa’ya bağlayan demiryolunun Kazakistan’daki önemli merkezlerinde serbest ticari bölgeler kurma konusunda anlaştılar. Kazakistan bu sayede transit yüklerden ciddi pay alacak.
800 Milyar Dolarlık Ticaret Nereden Geçecek?
Öte yandan Çin ile Avrupa arasında hızla yükselen ticaret Modern İpek Yolu’nu yeniden canlandırıyor. Hazar Transit Koridoru raporuna göre Çin ile Avrupa arasındaki ticaret 2014 yılında 615 milyar dolar iken bu rakamın 2020 yılında 800 milyar dolar olması bekleniyor. Türkiye’nin Çin ile olan ticaretinin ise aynı yıllar içerisinde 24 milyar dolardan 100 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Türkiye bu hızla gelişen ticarette hem kendi ticaretini arttırarak hem de transit ülke olarak kazançlı çıkabilir.
Asya ile Avrupa arasındaki bu ticaretin geçiş yapabileceği 3 ana alternatif koridor bulunuyor. Bunlardan bir tanesi Çin’den Avrupa’ya Rusya üzerinden giden Kuzey Koridoru. İkinci rota ise Çin’den başlıyıp Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan aracılığı ile İran’ın Bandar Abbas Limanı’na ulaşan Güney Koridoru. Üçüncü rota ise Çin, Hindistan, Afganistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa.
Rusya Yolundan Hem Daha Hızlı Hem de Daha Ucuz
Doç. Dr. Zafer Acar, “Bu rotalar arasında en avantajlısı Hazar Transit Koridor. Hem daha hızlı, hem de kuzey ve güney koridorlara göre daha ucuz. Güney Koridoru’ndan bir malın Çin’den Avrupa’ya ulaşması 25-30 gün sürerken, bu süre Kuzey Koridoru’nda 15 gün seviyelerinde, Hazar Transit Koridoru’nda ise 12-13 gün sürüyor. Üstelik Hazar Transit Koridoru’nun maliyeti de Rusya üzerinden geçen yolun maliyetinin yarısında bile az” dedi.
Öte yandan Azerbaycan, Türkmenistan gibi ülkeler özellikle bu koridora çok önem veriyor ve ciddi liman yatırımları yapıyorlar. Bu yatırımların hepsi hayata geçtikçe rota daha da hızlanacak Kazakistan’da Zhezkazgan ve Beineu arasındaki demiryolu bağlantısı sayesinde bu rota sadece 12 günde tamamlanacak.
BTK Zamanında Bitmezse Fırsat Gürcistan ve Romanya’ya Kaçabilir
Yine Türkiye tarafının da yapması gereken yatırımlar var. Çin’den Bakü’ye uzanan 4 bin kilometrelik demiryolu tamamladı. Toplam uzunluğu 838 kilometre olan Bakü Tiflis Kars(BTK) hattının ise Azerbaycan ve Gürcistan bölümleri bitirilmiş olsa da Türkiye tarafında kalan 76 kilometrelik hattın inşaatı uzun bir süredir bitirilemedi. BTK hattı zamanında tamamlanamazsa Türkiye bu ticaretten alacağı payı kaçırabilir. Zira Bu hat Gürcistan’dan Karadeniz üzerinden direkt olarak Romanya’ya ve buradan da Avrupa’nın diğer bölgelerine ulaşabilir. Bu nedenle Gürcistan’ın Anaklia gibi liman projeleri Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturabilir.


Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Süleyman Özdemir, 10 yıldan bu yana öğrenci ve öğretim görevlisi olmadığı için hizmete sokulamayan Denizcilik Fakültesinin 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında faaliyete geçmesi için çalışma başlattıklarını söyledi.
Denizcilik Fakültesi bünyesinde ilk etapta denizcilik işletmeleri yönetimi konusunda öğrenci alımının yapılacağını dile getiren Özdemir, periyodik aralıklarla fakülte bünyesinde deniz ulaştırma ve işletme mühendisliği, gemi inşa ve gemi makinaları bölümlerinin açılmasının planladığını açıkladı.
Denizcilik Fakültesinin eğitimlerini geçici bir süre rektörlük hizmet binasında bulunan dersliklerde sürdüreceğini açıklayan Özdemir, Denizcilik Fakültesinin kampüs alanına yapılacak olan kendi hizmet binasının yapımı için bütçeden 10 milyon TL kaynak aktarmayı ön gördüklerini ifade etti.
Üniversite bünyesinde yapılması planlanan 6 bin 200 kişilik camiye yönelik eleştirilere de cevap veren Özdemir “Cami rektörlük bütçesinden aktarılacak kaynaklarla yapılmayacak. Caminin yapımını ve kaynak teminini bu amaçla kurulan dernek kanalıyla yapılacak. Rektörlük olarak kampüs alanında cami yapılmasını önemsiyoruz.” diye konuştu.
Deniz Haber Ajansı
İstanbul her gün bir yerden bir yere mal taşıyan irili ufaklı binlerce aracın trafiğe çıktığı bir kent. İstanbul’daki yük trafiği konusunda bazı düzenlemeler yaparak, trafikte bir rahatlama yaratmak mümkün mü diye Lojistik Uzmanı Akın Toros’a sorduk

Alanında kendini iyi yetiştirmiş yöneticilerden biri Akın Toros. Kendisi bir lojistik uzmanı. Dolayısıyla her çeşit ürünün bir yerden alınıp bir yere ulaştırılması ve tüketicinin karşısına çıkarılması onun işi. Bu anlamda dev bir taşımacılık ağını yönetiyor.
Hani İstanbul trafiğine herkes kendince bir çözüm üretiyor ya. Akın Toros’la karşılaşınca ister istemez aklıma geldi; lojistik sektörü trafiği nasıl etkiliyordur? Acaba İstanbul’daki yük trafiği konusunda bazı düzenlemeler yaparak, trafikte bir rahatlama yaratılamaz mı? Öyle ya her gün bir yerden bir yere mal taşıyan irili ufaklı binlerce aracın trafiğe çıktığı bir kent İstanbul.
Akın Toros’a bu konudaki önerilerini oturup benim için yazmasını istedim. Sevgili Toros, yük trafiğinden kaynaklanan trafik sorunlarını ve çözüm önerilerini yazıp bana iletti. İşte o öneriler:
1. Şehir içinde yerleşimin yoğun olduğu özellikle Anadolu yakasında, Kartal, Çekmeköy, Samandıra ilçelerinde hizmet veren gümrüklü depoların İstanbul dışına taşınması sağlanmalıdır. Gümrük depoya giriş ve çıkış yapan araçların yarattığı trafik önlenmiş olur.
2. Haydarpaşa limanının deniz yolu trafiğine kapatılması, İstanbul Asya yakasında Pendik, Gebze limanlarının kullanılması. Haydarpaşa limanına varış yapan konteynerlerin şehir içi trafiğine (E-5) dahil olarak kara yolu ile antrepo ve depolara sevki trafiği olumsuz etkilemektedir.
3. Asya ve Avrupa yakasında dağınık şekilde konumlanmış olan lojistik depo yapılanması amacı ile İstanbul’un her iki yakada belediye tarafından lojistik faaliyetleri (gümrüklü ve gümrüksüz depo, dağıtım merkezleri, tamirhaneler, şoförler için konaklama yerleri) gerçekleştirmek için lojistik merkezlerin (lojistik köy) bölgeleri belirlenmelidir. Avrupa yakasında Çatalca ve Arnavutköy (3.köprüye yakın), Asya Yakasında Gebze ve Paşaköy (3.köprü yakın) olabilir. Lojistik merkezleri her iki yakada, en az dört tane ve her biri 500.000 m2’lik bir alanlarda kurulması ve İstanbul’a ait lojistik faaliyetlerin bu köylerde merkezi olarak gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
4. Asya yakasında hizmet veren ve yerleşim alanı içinde kalan Erenköy gümrüğünün şehir dışında bir bölgeye taşınması, bir önceki madde içinde bahsettiğim lojistik köyün içinde hizmet vermesi sağlanmalıdır. Erenköy gümrüğüne gelen ithalat mallarının depolara sevki ve ihracat mallarının Erenköy gümrüğüne nakliyesi şehir içi trafiğini olumsuz etkilemektedir.
5. İstanbul’un her iki yakası arasında gerçekleşen mal hareketi, kamyon ve TIR nakliyesi ile sevk edilmektedir. Bu araçların şehir içi hareketi köprü trafiği başta olmak üzere şehir içi trafiği olumsuz etkilemektedir. Bu kapsamda ki araç hareketinin azaltılması amacı ile 3. köprü üzerinde demiryolu taşımalarına imkan verecek alt yapı kurulmalıdır. Böylece İstanbul’un iki yakasında ki komple mal sevklerinin önemli bir kısmının 3.köprüden TIR ve Kamyon yerine demir yolu ile gerçekleştirilmesi sağlanırken, şehir içinde ki kamyon ve TIR hareketinin azalması sağlanır.
6. İstanbul’un her iki yakası arasında gerçekleşen mal hareketinin karayolu yerine deniz yoluna yönlendirilmesi sağlanabilir. İstanbul Boğazında Ambarlı ve Gebze arasında kamyon ve TIR taşınmasının sağlanması amacı ile RORO’lar hizmete alınmalıdır. Hali hazırda Bandırma-Ambarlı arasında kamyon taşıması yapan RORO hizmeti bulunmaktadır. Amaç; demiryolu ve deniz yolu kullanımı ile köprü geçişlerinde Kamyon ve TIR trafiğinin en aza indirgenmesinin sağlanmasıdır.
7. İstanbul içinde sayıları her geçen gün artan AVM’lere gelen mal hareketi de trafiği olumsuz etkilemektedir. AVM içerisinde hizmet veren firmalar kendi araçları veya anlaşmalı lojistik firmaları ile mallarını AVM’ye sevk etmektedir. AVM mal hareketi nedeni ile trafiğin olumsuz etkilenmemesi için AVM mal sevk standartları belirlenmelidir. Bu standart kapsamında mal hareketleri gece yarısı ve sabah erken 06.00 saatlerinde gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır. Mal hareketin en az araç ile gerçekleşmesi için her bir AVM’nin anlaşmalı bir tek lojistik firması olmalıdır. Bu lojistik firması mal hareketi ve teslim almaları AVM içinde organize etmelidir.
8. Mobil teknoloji ile birlikte her sene önemli büyüme artışı kat eden e-ticaret nedeni ile tüketici ev teslimatları şehir içinde trafik artışına sebebiyet vermektedir. Şehir merkezlerine ve trafiğin yoğun olduğu saatlerde ev teslimatlarına kısıtlama getirilerek, artan ev teslimatlarının trafik üzerinde ki etkisi azaltılabilir.
9. İstanbul limanları içerisinde hizmet veren gümrüklü depoların kapasiteleri artırılmalıdır. Artan gümrüklü depolama kapasitesi sonucunda limana gelen konteynerler ilave bir sevk ile liman dışında ki bir gümrüklü antrepoya sevk edilmeden liman içinde ki gümrüklü alana boşaltılır. Konteyner trafiğinde azalma sağlanır.
10. İstanbul Limanları ile Lojistik köyleri arasında demiryolu bağlantısı sağlanmalıdır. Limana gelen ve gümrüklemesi biten konteynerlar veya dökme yükler demiryolu ile kurulacak lojistik merkezleri (köylerine) sevk edilebilir. Bu sevkiyat yöntemi ile TIR ve Kamyon trafiğinde azalma sağlanması mümkündür. Demiryolu bağlantısı sadece İstanbul içinde değil İstanbul dışına çıkacak tüm yüklerin taşınması amacı ile kullanımı sadece karayolu üzerinde ki yoğunluğun azaltılmasına imkan vermez, taşıma maliyetlerini de önemli ölçüde azalmasını sağlar.
Bu önerilerimi detaylandırılmış ve genişletilmiş halleriyle İstanbul Belediyesi yetkilileri ile paylaşmayı ve İstanbul trafik sorununu çözmek adına katkıda bulunmayı çok arzu ederim.
CnnTurk