• Home
  • Archive by category "Sektörel Haberler"

Atatürk, çok iyi bir lojistik uzmanıdır.

2dsh842Atatürk; sadece çok iyi asker, strateji ve taktik uzmanı, teşkilatçı veya devlet adamı değildir.

Kurtuluş Savaşı öncesi Türkiye’nin ulaşım alt yapısı ve ordunun ikmal durumu çok kötüdür (XIII. Türk Kolordusu Kumandanı Ali İhsan Paşa, 16.07.1916 tarihli telgrafında “ Bugün kıtaatım açtır…” diye yazar.)

Büyük Zafer sonrasında ise İsmail Habip “…askerlerini vagonlarla, biz çarıklarla sevk ediyorduk, mühimmatlarını kamyonlarla getiriyor, biz kadınlarımızın sırtında taşıyorduk… yenilmek onlara, yenmek bize düştü.” ve Falih Rıfkı Atay “Türkler dirilmiyor, yaşadıklarını ispat ediyordu”diyordu.

Atatürk’ün planladığı ve uygulanmasını sağladığı lojistik hareketler ve milletin fedakârlıkları sayesinde zaferin kazanılmasını sağlayan lojistik destek mekanizması yaratılmıştır.

Atatürk, çok önemli lojistik dersler vermiştir.

Doğru lokasyonun seçilmesi

Lojistik operasyonların yapılacağı tesislerin ve hareket bölgelerinin seçimi ve yeri, lojistiğin başarısı için çok önemlidir.

Atatürk; muharebelerinin yerini önceden doğru tespit ederek (Batı Cephesi ve Afyon – Dumplupınar) askeri ve lojistik planlarını buna göre yapmıştır. Cepheye malzeme (cephane, silah, yiyecek, kıyafet, ilaç) ve asker akışını desteklemek için sahip olunan bütün olanaklar, bu bölgede toplanmıştır.

kurtuluş-savaşı-kadınları

Atatürk, Batı Anadolu’daki savaşa en uygun lojistik nokta olması ve demiryollarının kesişim yeri olması nedeniyle Ankara’yı yönetim ve ana ikmal merkezi seçmiştir.

İnebolu’ya deniz yolu ile getirilen malzemeler; kağnı, at arabası ve sınırlı sayıdaki kamyonlar ve İç Anadolu’dan Yahşi Han’a (Kırıkkale) kağnı ile getirilen malzemeler de demiryolu ile Ankara’ya sevk edilmiş ve burada kontrol edilip tasnif edildikten sonra cepheye sevk için Malı Köy ve Polatlı’ya gönderilmiştir.

Inbound ve outbound lojistiğin önemi
Üretim öncesi tedarik edilen ham madde, mamul ve yarı mamullerin, üretime doğru şekilde teslim edilmesi ve ürünlerin müşteriye doğru şekilde sunulması için lojistik hareketler çok önemlidir.

Lojistik Yönetim Danışmanlık
Zaferin kazanılması için cepheye, malzeme akışı çok önemliydi. Atatürk, bunun sağlanması için çalışmaları planlamış ve direktifleri vermiştir.
İnebolu Limanı, Anadolu’da işgal altında olmayan, Rum çetelerinin saldırmadığı ve Ana İkmal Merkezi Ankara için denize en yakın ve en güvenli yerdir. İnebolu-Ankara hattı, Millî Mücadele’nin en hayati yolu “inbound lojistik” haline gelmiştir. Bu hat üzerinde akışın sağlanması için İnebolu’da 1920’de “Yükleme – Boşaltma Kumandası” kurulmuş, konaklamak ve güvenlik için han ve karakollar yapılmış, Berlier kamyonlar ile ilk Motorlu Ulaştırma Kolu kurulmuş ve yol ve köprülerin bakım ve onarımı için Kastamonu ve Çankırı’da “amele taburu” oluşturulmuştur.

Tekâlif-i Milliye ile toplama merkezlerine teslim edilen malzemeler stok merkezlerine ve cepheye kadar nasıl ve hangi vasıta ile taşınacaktır?
Atatürk, Osmanlı’nın menzil teşkilatları uygulamasını Batı Cephesi ve İç Anadolu’ya kadar uzanacak şekilde yeniden (Dinar, Akşehir, Emirdağ ve Konya Menzil Müfettişliği teşkilatları Ankara Sevkiyat ve Nakliyat Umum Müdürlüğü) düzenletmiş ve mekkâre (yük hayvanı) kollarını kurdurmuştur. Menzil Teşkilatı, 9 Eylül 1922’ye kadar çalışmıştır. Ayrıca; Erzurumlu Nafiz Bey’in (Nafiz Kotan, 1885 – 1946) armağan ettiği üç uçak gibi önemli bağışlar da olmuştu.

breguet14b2

Planlama :Lojistik Yönetimi’nin ilk adımı planlamadır.

Atatürk, Samsun’a çıkmasını takiben Kurtuluş Savaşı’nın taktiğini ve lojistik hareketleri planlamıştır.

Atatürk, 4 Ağustos 1921’de Meclis’e yaptığı konuşmayı Nutuk’ta şöyle yazar “Ankara’da bulunduğum süre içinde yalnız ordunun insan ve taşıt bakımından yiyecek ve giyeceğinin nasıl temin edileceği ile ilgili tedbirleri almak ve düzenlemeler yapmakla uğraştım.”

Ordunun ihtiyaç duyacağı malzemelerin ve hizmetlerin (bakım ve onarım) tedarik edilmesi için Atatürk’ün hazırladığı ve 07 Ağustos 1921’de yayınlanan Tekalif-i Milliye Emirleri’nin 5 ve 10’uncu maddeleri, ulaştırma araçlarının ve hayvanlarının temini ve taşımaların yapılması ile ilgilidir.

Askeri malzemelerin üretimi ve onarımı için gerekli askeri fabrikalar (Erzurum, Eskişehir, Keskin, Ankara, Kayseri, Konya) ve Konya’da Askeri Nalbantlık Okulu, Atatürk’ün emirleri ile kurulmuştur. Farklı tüfek ve farklı fişeklerin kullanılmasından dolayı fişek ikmalinde zorluk yaşandığı için Sakarya Muharebesi’nden sonra her birlikte aynı cins tüfek ve fişeğin olması sağlanmıştır.

Atatürk, askeri malzemelerin Anadolu’ya naklini de organize edecek gizli kuruluşların (Karakol ve Geçit Teşkilatları) İstanbul’da oluşturulmasını emretmiştir.

Karadeniz’den malzeme ikmalini kontrol ve koordine etmek için “Umur-u Bahriye Müdürlüğü” ve Antalya’dan malzemelerin Batı Cephesi’ne sevki için Eğridir Gölü Bahriye Müfrezesi kurulmuştur.

Bilgi ve bilgi akışının önemi
Lojistiğin başarılı olması için doğru bilgiye sahip olunmalı ve bu bilginin akışı sağlanmalıdır.
Büyük Taarruz’da bilgi akışı için muhabere cihazları, savaş öncesi tamamlanmış ve birliklere dağıtılmıştır.
Atatürk, düzenli istihbarat sağlanması için Binbaşı Şükrü Âli Bey’i görevlendirmiş ve bilgi akışının sağlanması için İstanbul’da gizli teşkilatların kurulmasını emreder.

Lider Yönetici
Lojistik operasyonların başarısı Lider Yöneticinin varlığına ve ekibinin başarısına bağlıdır. Yönetici, işleri doğru yaparken Lider, doğru işi yapar. Lider Yönetici ise doğru işi doğru yapar.

Atatürk, Lider Yöneticidir.
Atatürk; her kademedeki askeri birliği yönetmiş, savaş sanatının bütün inceliklerini uygulamış ve lojistiği iyi yöneterek başarılar kazanmıştır.

Lojistik Yönetim Danışmanlık
Atatürk sadece direktif vermemiş aynı zamanda sahada fiilen uygulamalar gerçekleştirmiştir. Celal Erikan “Komutan Atatürk” kitabında “Atatürk geri işlerinin (lojistik aktiviteler) gereğini çok iyi algılamıştır. 1911’de Derne’de, 1915’de Çanakkale’de, 1916’da Doğu cephesinde ve Başkumandanlık görevinde önce geri işleri planlamış ve uygulamıştır.” diye yazmaktadır.

Ordu ve millette Atatürk’ün ne yaparsa, doğru olduğu görüşü yerleşmiş olmasına karşın, güçlü ve çok iyi bir ekip (Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Ali Fuat Cebesoy, Kâzım Karabekir ve diğer büyük komutanlar ve genç subaylar) ile çalışmıştır.

Atatürk cephede askerleri ile birlikteyken Hacı Anesti, ordusunu İzmir’den yönetmektedir. Hacı Anesti’nin emirleri, birliklere ulaşıncaya kadar durum değişmekte ve emirleri de anlamsız kalmaktadır. Atatürk’ün cephede olması hem askerin moralin artırmış hem de emirlerin iletilmesini ve uygulanması sağlanmıştır.

Atatürk; savaş dışında da lojistiğe önem vermiştir. Örneğin; 1924’de kurulan İş Bankası’nın ana sözleşmesine nakliye ile ilgili teşebbüsler kurmayı veya iştirak etmesini ekletmiş, 17.09.1938’de hasta yatağında iken 4 senelik 3 numaralı plandaki Trabzon ve Zonguldak limanlarının yapımı yatırım projesini dinlemiş ve 23.05.1927’de Devlet Demiryolları ve Limanları Genel Müdürlüğü’nün kurulmasını sağlamıştır.

kemal-pasha-october-1923_Page_1The Saturday Evening Post” yazarı İsaac Marcosson; Atatürk ile yaptığı görüşmeyi, 20.10.1923 tarihli yazısında “Atatürk canlandırma programında tarım, ulaştırma ve sağlığın öncelikli olduğunu söyledi.” diye yazmaktadır.

Bir 30 Ağustos törenin sonra Ankara Palas’ ta genç subaylara “Dünyanın en büyük komutanı kimdir?” diye sorar ve “Sizsiniz” cevabını alınca Atatürk, “Hayır, Timurlenk’tir. Uyguladığımız savaş kurallarını; özellikle çok önemli olan ikmal başta olmak üzere, harekât ve istihbarat dâhil, her yönüyle uygulamıştır” demiştir.

Atatürk, zaferin kazanılması için çok lojistiği doğru planlamış ve doğru uygulanmasını sağlamıştır.

Onun lojistik ile ilgili uygulamaları, bugün bile lojistik uzmanlarına ders niteliğindedir.

Ne Mutlu bize; onun gibi usta bir lojistikçi ile aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı toprağı… paylaşıyoruz.

Not: Mail gruplarında belki bizim gibi denk geldiğiniz bu güzel yazının hazırlayıcısı Oruç Kaya‘ya gönülden teşekkür ediyoruz. Sizlerle de buluşmasını sağlamak için bizde sitemizde yayınlamak istedik.

E-Lojistik ve Türkiye’de E-Lojistik Uygulamaları

İ.Figen Gülenç ve Bihter Karagöz tarafından hazırlanan araştırma  bilgilerinize sunulmak üzere ; Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (15) 2008 / 1 : 73-91 ‘dan alınmıştır

Yrd. Doç Dr. İ. Figen Gülenç, Kocaeli Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü öğretim üyesidir.
Bihter Karagöz, İstanbul Aydın Üniversitesi, Anadolu Bil MYO öğretim görevlisidir.

Özet:Tarih öncesi çağlardan bu yana varlığını sürdüren lojistik, işletme kavramı olarak literatürde yerini yeni almasına rağmen kapsam ve tanımında sürekli değişimler geçirmiştir.

Müşteri istek ve ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen lojistik; küreselleşme, ilerleyen teknoloji ve artan tüketici bilinci ile şekillenen dinamik bir sektör haline gelmiştir. Bu durum işletmeleri, yenilikleri yakından takip etmeye zorlamaktadır.
Bu çalışmada, lojistik firmalarının, faaliyetlerin de elektronik uygulamalar kullanmasıyla birlikte başarılarının ne derecede etkilendiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır.

İlk bölümde lojistik kavramı, önemi, yönetim ve faaliyetleri; sonraki bölümde ise kısaca e-ticaretten bahsedilerek, e-lojistik faaliyetleri, yazılımları ve uygulamaları açıklanmıştır.

Son bölümde, e-lojistik uygulayan Türkiye’nin öncü lojistik işletmelerine, çalışmanın amaçlarına uygun olarak elektronik posta yoluyla kapsamlı bir anket uygulaması yapılmıştır.

Toplanan veriler değerlendirilip elde edilen bilgiler ve öneriler çalışmanın sonucunda gösterilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Lojistik, e-lojistik.

1. Giriş
Uzun yıllar boyunca sadece askeri alanda kullanılan lojistik, günümüzde iş hayatında da yerini almış bulunmaktadır. Sanayi Devrimi ve küreselleşme sonucu önemi fark edilen lojistik, benzer teknolojilerin kullanıldığı günümüz dünyasında, işletmelerin başarısı için yönetimi titizlik isteyen bir faaliyet haline gelmiştir. İşletmelerin ve dolayısıyla ülkelerin “rekabetçi üstünlüğü”nü ifade etmede de en önemli unsurlardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Lojistik, bilişim teknolojileri ve gen teknolojileriyle birlikte 21. yüzyılda dünyada gelişecek olan üç sektörden biri olarak gösterilmektedir. Elbette ki bu gelişime açık sektör, bilişim ve iletişim teknolojilerindeki yeniliklerden çok yakından etkilenmekte, bunun ışığında sürekli değişmek ve kendini yenilemek zorundadır.

2000’li yılların başına kadar ülkemizde sadece ürünlerin nakliyesi olarak düşünülen lojistik, artan tüketici bilinç ve ihtiyaçlarıyla her geçen gün faaliyetlerine yenisini eklemekte ve yeni kavramlar geliştirilmektedir. Böylece daha profesyonel ve etkin hizmetler sunulmasına imkan tanımaktadır.

Teknolojide yaşanan hızlı gelişimin etkisiyle, yoğun rekabet ortamının yaşandığı lojistik sektöründe, işletmeler müşteri istek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bu gelişmelere karşı kayıtsız kalamamaktadırlar. Bunun sonucunda da daha fazla bilgi ve hizmetin sunulduğu geleneksel lojistiğin gelişmiş şekli olan e-lojistik uygulamalarından faydalanılmaya başlanılmıştır. Böylelikle yeni dağıtım, taşıma ve lojistik modelleri gündeme gelmiştir. Bu hızlı değişim e-lojistik sektöründe de gelişimi beraberinde getirecektir.

Bu çalışmanın amacı, lojistik işletmelerinin faaliyetlerinde elektronik uygulamalar kullanmasıyla başarılarının ne derece etkilendiğinin belirlenmesidir. Ayrıca bu işletmelerin bilgi teknolojilerini kullanma ve uygulama düzeylerinin ölçülmesi ve bunun sonucu ne gibi faydalar sağladıklarının tespit edilmesi de amaçlanmaktadır.

Çalışmanın ilk bölümünde lojistik ve lojistik yönetimi kavramı incelenmiştir. İkinci bölüm de elektronik ticarette lojistik kavramının ortaya çıkışı, tanımlar ve kavramla ilgili gelişmeler ortaya koyulmuştur. Üçüncü bölüm e-lojistik faaliyetlerini tanımlar. Son bölüm de ise Türkiye’de e-lojistik uygulayan firmalar üzerinde bir araştırma yapılmıştır.

Araştırma için, yurt genelinde internet sayfalarında araç takip sistemi bulunan lojistik firmaları tespit edilmiş daha sonra bu işletmelerin taşıma ve depo antrepo hizmetlerine ilaveten diğer lojistik hizmetleri sunma şartı da aranmıştır. Gereken koşulları sağlayan ve yurt genelinde sayıları on bir olan bu işletmelerin tümüne elektronik posta yoluyla
bir anket uygulanmıştır. Toplanan bilgiler Türkiye’nin e-lojistikteki mevcut durumu, işletmelerin e-lojistik kullanımı ile elde ettikleri iyileşmeler, firmaların bilgi teknolojilerini kullanma ve uygulama düzeylerinin belirlenmesi ve e-lojistik uygulamalarında karşılaşılan zorluklar açısından değerlendirilmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur.

2. Kavramsal Açıdan Lojistik Ve Lojistik Yönetimi
Lojistik Yunanca “logistikos” (hesaplama yeteneği) ve Fransızca “logistique” (arz etmek,kışla-konak yeri) kelimelerinden türemiştir. Lojistik kelimesi (logistics) esas olarak logicve statistics kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu kelimeler Türkçe karşılık olarak “istatistiksel mantık”ı ifade etmektedir.

Böylece; askerlerin konak yeri, hesap ve mantık kavramlarının bileşimiyle lojistik kavramı elde edilmiştir (Russell, 2000).

Lojistik kelimesi ilk olarak Silahlı Kuvvetlerde kullanılmıştır. 1905 yılında Albay Chauncey B. Baker tarafından “malzeme ve personelin taşıma, tedarik, bakım ve yenilenmesi” şeklinde askeri bir fonksiyonu tanımlamak amacı ile kullanıldığı bilinmektedir.

Askeri anlamda lojistik, “muharip unsurlara strateji ve taktiğine uygun ve gerekli olan ikmal maddeleri ile hizmet desteğini sağlamak için yapılan faaliyetler” anlamına gelmektedir. Bu kapsamda “orduların erzak ve mühimmat desteğinin düşünülerek hareket ettirilmesi sanatı” olarak öngörülmektedir (Tanyaş, 2003).

Lojistiğin birçok tanımı yapılabilmektedir. Bunun başlıca nedeni; lojistiğin çok genişbir uygulama sahasının oluşu ve bu yüzden bu kavrama farklı açılardan bakılabilmesidir. Bunun yanında lojistik aşağıda ki şekilde formüle edilmektedir.

Lojistik = Tedarik + Malzeme Yönetimi + Dağıtım (Rushton vd. 2006: 4).

Lojistik; planlama ve verimi kontrol edebilme, maliyetleri düşürebilme, hammadde, yarı mamul ve mamullerin stoklanması gibi süreçlerin müşterilerin gereksinimlerine göre yönetilmesidir (Ballou, 1999: 6). Bir genel tanım da literatüre “Seven Rs” olarak geçmiş olan “Yedi Doğru” tanımıdır: Doğru ürünün, doğru şartlarda, doğru miktarda,
doğru yerde, doğru zamanda, doğru maliyetle, doğru müşteri için kullanılabilirliğini sağlamaktır (Russell, 2000). Bu çerçevede ürün ya da hizmetler için önemli bir değer yaratıcı faaliyet olarak değerlendirilmektedir (Tuna, 2001: 194).

Lojistiğin günümüzde kabul gören en geçerli tanımı, Lojistik Yönetim Konseyi (The Council of Logistics Management-CLM), yeni adı ile Tedarik Zinciri Yönetimi Profesyonelleri (Supply Chain Management Professionals-CSCMP) tarafından yapılmıştır. Bu tanıma göre lojistik; müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ürünlerin üretildiği veya kaynaklandığı
noktadan, son kullanımının bulunduğu tüketim noktasına kadar olan tedarik zinciri içindeki malzemelerin, servis hizmetlerinin ve bilgi akışının etkin ve verimli bir şekilde iki yöne doğru hareketinin ve depolanmasının, planlanması, uygulanması ve kontrol edilmesidir (CSCMP, 2006). Bu tanım lojistiğin en üstün boyutu olan müşteri (tüketici) isteklerinin karşılanması üzerinde önemle durmuştur ve iki nokta (tedarikçi-müşteri) arasındaki mal, hizmet ve bilgi akışını içeren tüm faaliyetleri kapsamaktadır (Baki, 2004: 14). Burada kritik olan nokta lojistik hizmetlerin müşteri ihtiyacını karşılamak için yapılmasıdır. Burada müşteri olarak tanımlanan, ürünün sahibi olan üretici veya satıcı değil o ürünü kullanacak olan son kullanıcı olmaktadır.

Hedef son kullanıcıya istediği malı istediği yerde istediği zaman istediği kadar, istediği şartlarla ve istediği fiyatla teslim edilmesinin sağlanmasıdır. Bu da müşteri memnuniyeti yaratmanın temelidir (Yıldıztekin, 2003).

CSCMP’in tanımı son tanım değildir. Teknolojinin gelişmesi, iş olanaklarının artması, küreselleşme ve gelişim, her şeyi değiştirdiği gibi tanımlamaları da değiştirmektedir. İleride yeni tanımların gelmesi, mevcut tanımlara, bilgi iletişimin web tabanlı olması yani internet üzerinden haberleşme eklenecektir. “E-lojistik”e götürecek olan bu eklenti ileride tanımda yerini alacaktır (Yıldıztekin, 2002).

Mısır piramitlerinin yapımı (M.Ö. 2575-M.Ö. 2465) sivil alanda lojistiğin kullanımı açısından en eski büyük proje sayılır. Yine M.Ö. 216 yılında Kartaca’lı General Anibal’ın 30000 kişilik ordusunu atlar ve fillerle Alpler üzerinden Fransa’dan İtalya’ya geçirmesi, Büyük İskender’in zaferleri, daha yakın tarihte Osmanlı Seferleri askeri lojistik açısından başarılı uygulamalardır. Yirminci yüzyılın başlangıcında lojistiğin büyük bir önemi olmamış ve 2. Dünya Savaşı’na kadar iş alanına uygulanmamıştır. Bilgi sistemleri ve iletişim teknolojisinde yaşanan hızlı gelişmeler; nakliyedeki deregülasyonların sonucu fiyat esnekliği oluşmuş ve lojistik şirketlerinin müşterilerine sağladıkları hizmetler günden güne artar hale gelmiştir. Aşağıdaki tabloda lojistiğin gelişim evreleri ayrıntılı olarak verilmiştir (Ross, 2002:6).

Hiçbir iş süreci lojistiğin karmaşıklığını ve coğrafik uzunluğunu içermemektedir. Lojistik; dünyanın her tarafında, günün yirmi dört saati, haftanın yedi günü, yılın elli iki haftası, ürün ve hizmetlerin ihtiyaç duyuldukları anda hazır bulunmalarını konu edinir.

Lojistik olmadan; pazarlama, üretim ve uluslararası ticarette başarılı olmak zordur. Gelişmiş endüstriyel toplumlarda lojistik yeterlilik büyük önem taşır; tüketiciler satın aldıkları ürünleri, söz verildiği gibi teslim edilmesini bekler (Bowersox vd., 2002: 31).

Dünyadaki benzer uygulamalara paralel biçimde hizmetleri çeşitlendiren ve uzmanlaştıran Türkiye’de yerleşik lojistik sektörü, 2000 yılının başına gelindiğinde, emekleme devresini geride bırakarak, yerli ve uluslararası şirketlerde işbirliğine giden, yurtdışı bürolar açan hizmetlerinin kalitesini sürekli artıran, dinamik bir sektör haline gelmiştir (UTİKAD, 2006).

 

Lojistigin gelisimi

 

Yapılan tahminlere göre Türkiye’de lojistik faaliyetlerin toplam hacmi yaklaşık 30 milyar ABD doları düzeyindedir. Lojistik sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin toplam cirosunun ise 6-10milyar ABD doları arasında olduğu tahmin edilmektedir (En çok kabul gören tahmin 7 milyar ABD dolarıdır). Ayrıca lojistik sektörünün GSMH’ya katkısı 12 milyar ABD doları ve istihdamının ise 1,5 milyon kişinin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu değerler sektörün Türk ekonomisi açısından önemini açıkça ortaya koymakta ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın lojistik üssü olması durumunda başta istihdam olmak üzere ülke ekonomisine önemli ölçüde katkısını arttıracağını açıkça göstermektedir (Gürdal, 2006: 48). Ancak; hala lojistiği sadece nakliye veya dağıtım işlemi olarak görüp, hizmetlerini bu ölçüde gerçekleştiren şirketler mevcuttur. Aynı şekilde, bazı hizmet alanlar da lojistiği bu şekilde değerlendirmektedir.

3. Elektronik Ticarette Lojistik: E-Lojistik
Devamlı yeni ürün, hizmet ve bilginin üretildiği günümüz koşullarında; iş dünyası her gün yeniden doğmakta. Şirketler birbirleri hatta bazen kendileri ile yoğun bir rekabet içine giriyor. Başarılı olabilmeleri için yeni fırsat alanları bulmak ve bunu en hızlı şekilde kendi faaliyetlerine uyarlayarak, müşterilerinin hizmetlerine göre şekillendirip sunmak zorunluluğundalar. Teknolojinin bu gelişimi ile neredeyse her türlü işletme için geleneksel ticaretten, e-ticarete geçmek kaçınılmaz hale gelmiştir.

E-ticaret; işletmeleri, tedarikçileri, müşterileri ve teknolojiyi yakından etkilemektedir. İşletmelerin örgüt yapılarını, bilgi teknolojilerinin kullanımını, ticaret yapı ve gerçekleşme ortamını, tedarik sürelerini, müşterilerin tutum ve isteklerini şekillendirmektedir. Günümüzde sadece ürünlerin akışı değil, bilgi akışı da çok önemli hale gelmiştir. Bir
yönetici, “Lojistik gittikçe daha çok bilgiye bağımlı hale geliyor; hatta lojistik bilgidir” demiştir. Bu yargı, lojistik performansı için bilgi sistemlerinin oynadığı anahtar rolü göstermektedir (Copacino, 1997: 126). Daha önce tanımda da belirtildiği üzere, lojistiğin temel amacı doğru ürünü, doğru müşteriye, doğru yerde, doğru şartlarda ve doğru zamanda, mümkün olan en düşük toplam maliyetle sunmaktır. Bu amaca eksiksiz ulaşmak için, e-lojistik uygulamalarından faydalanmak gerekmektedir.

E-ticaretin, lojistik ve tedarik zinciri yönetimindeki etkilerinin henüz tam olarak anlaşılır durumda olmaması nedeniyle e-lojistiği kapsamlı bir şekilde tanımlamak zordur (Groznik ve Kovacic, 2004). E-lojistik; daha fazla bilgi ve hizmetin sunulduğu, geleneksel lojistiğin gelişmiş şeklidir. Daha açık bir anlatımla; geleneksel lojistik süreçlerinde (satınalma, depolama, müşteri hizmetleri vb.) internet teknolojilerinin temel alındığı sistemdir. Elektronik ticaretin gelişimi ile, geleneksel lojistik kökten değişmiş; çevik ve yüksek hızlı bir lojistik yaklaşımı gerekli hale gelmiştir.

Geleneksel lojistik ile e-lojistik karşılaştırıldığında (Tablo 2), en temel farkın lojistik görüşünün değişiminde yaşandığı görülmektedir. Artık müşteriler “satın alma düğmesi”ne bastıkları andan malları teslim alma zamanına kadar-bazı durumlarda malların dönüş anları- kendilerine özgü, esnek ve yüksek hızlı, hizmet devamlılığı olan teslimatlar talep etmektedirler (Bayles, 2001:3).

Elektronik ortamda gerçekleşen alışverişler, ister nihai tüketiciye yapılsın ister işletmeler arasında yapılsın fiziki ortamda bir nakliye ve teslimle sonuçlanır. Bu nedenle, elektronik ticaretin lojistik sektöründe önemli bir büyüme yaratacağı açıktır.